Şiirleri

 

     

Pir bugün bize geldi,
Gülleri taze geldi,
Önüsüre Kamber'i,
Ali Mürteza geldi.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.


Ali Mürteza Mahım,
Yüzüdür kıblegahım,
Mirac'daki Muhammet,
Alemde padişahım
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.


Padişahım yaradan,
Okur aktan karadan,
Ben Pir'den ayrı düştüm,
Yüz yıl geçti aradan.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.


Arayı uzattılar,
Yarama tuz attılar,
Bir kul geldi Fazlı'ya,
Bedestan'da sattılar.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.


Sattılar Bedestan'da,
Ses verir Gülistan'da,
Muhammed'in hatemi,
Bergüzar bir aslanda,
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.


Aslanda bergüzarım,
Pir hayalim gözlerim,
Hep hasretler kavuştu,
Ben hala intizarım.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.


İntizarın çekerim,
Lebleri bal şekerim,
Ben Pir'den ayrı düştüm,
Göz yaşımı dökerim.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.


Dökerim göz yaşımı,
Gör Mevla'nın işini,
Keşiş kurban eyledi,
Yedi oğlunun başını.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.


Keşiş kurban eyledi,
Kafirler kan eyledi,
Gökten indi melekler,
Yer de figan eyledi.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.


Figan eder melekler,
Kabul olsun dilekler,
Yezit bir dert eyledi,
O dert beni helakler.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.


Yezit bir dert eyledi,
Melekler vird eyledi,
Pir'im bir şehir yaptı,
Kapısın dört eyledi.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.


Dört eyledi kapısın,
Lal-ü gevher yapısın,
Yezit şehit eyledi,
İmamların hepisin.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

Hasan'a ağu verdiler,
Hüseyin'e kıydılar,
Zeynel ile Bakır'ı,
Bir zindana koydular.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

 

 

Zindanda bir ezadır,
Cafer yollar gözetir,
Cafer'in de bir oğlu,
Kazım Musa Rıza'dır.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

Taki, Naki ağlarım,
Gözyaşımla çağlarım,
Şah Askeri Mehdi'yi,
On ikiye bağlarım.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

On ikidir katarım,
Türlü meta tutarım,
Yüküm lal-ü gevherdir,
Müşteriye satarım.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

Satarım müşteriye,
Kervan kalkıp yürüye,
Cebrail huş eyledi,
Cennetteki huriye.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

Cebrail huş eyledi,
Hatırın hoş eyledi,
Kanat verdi kuluna,
Havada kuş eyledi.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

Kuş eyledi havada,
Gezer dağda ovada,
El kaldırmış melekler,
Saf saf durur duada.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

El kaldırmış hakkına,
İsmi Azam okuna,
İsmi Azam duası,
Tatlı cana dokuna.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

Dokuna tatlı cana,
Ağlarım yana yana,
İmamların davası,
Tatlı cana dokuna.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

Ulu divan kuruldu,
Cümle mahluk dirildi,
Yezdan işaret etti,
Sur-u mahşer kuruldu.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

Muhtar'a hür dediler,
Resul'e nur dediler,
Cebrail darbuk çaldı,
Ali'ye Pir dediler.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

Pir dediler Ali'ye,
Hacı Bektaş Veli'ye,
Hacı Bektaş tacını,
Verdi Kızıl Deli'ye.

La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

Kızıl Deli tacımız,
Şah Ahmet miracımız,
Gözcü Karaca Ahmet,
Bunda yoktur yadımız.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.

Kul Himmet üstadımız,
Yalıncak duacımız,
Şah-ı Merdan aşkına,
Hak vere muradımız.
La İlahe İllallah,
Hak La İlahe İllallah.
 

     

Kul Himmet Üstadım’ın çok uzun bir şiirini daha aşağıya alıyorum. Kul Himmet Üstadım bu şiiri ile, hem Aydoğan köyünden başlayıp Yıldızeli’ne kadar olan sahadaki yatırları, ziyaretleri saymış, bir taraftan da  köyümüzdeki yatır kabul edilen ve ziyaret edilmesi gereken yerleri evlerimizin içine girerek isimlendirmiş ve böylece Aydoğan köyünden olduğunu hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde kanıtlamıştır.

 

Kırklar Başı Hacı Bektaş Velidir,
Karlık Baba peyik salmış erlere.
Kılavuzum Şahı Merdan Ali'dir,
Karlık Baba peyik salmış erlere .

İndim Gözdereye okuyup yazar,
Erenler turaba kılmışlar nazar,
Arap seyyah olmuş alemi gezer,
Karlık baba peyik salmış erlere.

Pürçekli Dede'nin hülle donu var,
Oyuktaki şehitlerin kanı var,
Çamlık sofra kurmuş makbul honu var,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Meryem salınıyor sümbül saç ile,
Kara Yakup bile gider göç ile,
Tonar Dede bir sakallı koç ile,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Kuru Ağaç'ta meleklerin birisi,
İskender'e geldim cennet hurisi,
Seyit Kulu derler Şah'ın korusu,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Ağca Babam ağ devesin yüklesin,
Er Mustafam tamamlasın haklasın.
Şah Murat'ta talip özün yoklasın,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Kara Ağaç'ta kayıp çırak kayıpta,
İsmail Dedemden haber duyupta,
Çıplak Dedem Gediktedir deyipte
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Hüseyin'im garip kalmış bu yerde,
Murat Dede derman ede bu derde,
Koyun Baba ile Terzi nerede,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Hıdır Dedem Göz Dede ile görüşe,
Erenler Burak'a bine yarışa,
Dar gününde Gölcük gele yerişe,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Dindar Oğlu ne gezersin çayları,
Şenliği kalmamış viran köyleri,
Davet etmiş yoksulları beyleri,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Görünüyor Tatlıcak'ın yolları,
Yaz bahar da coşkun akar selleri,
Açıldım mı Bey Dedenin gülleri,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Dirilince memleketi düşünsün,
Pınarlı'ya dalga verip coşursun,
Bürüklü'yü Beydağı'ndan aşursun,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Sivas ellerine varsam nicolur,
Garip bir köçeği görsem nicolur,
Şıh Düzünde Zahit var işim güç olur.
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Müşkül işlerimiz kaldı bakiye,
Dost bağının bülbülleri şakıya,
Geldik mihman olduk Adam Fakı'ya,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Orada üç kimse geldi yanıma ,
Bizi götürdüler Sarı Balım'a,
Yalıncak'ın peşi geçti elime,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Gürlevik'in geyikleri meleye,
Gele Gökçe Abdaldan dilek dileye,
Ordan bizi dönderdiler sılaya,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Oradan geriye dönderdik izi,
Örenik Dağının güneşten yüzü,
Geldik Huy Kesene sürelim yüzü,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Yellice yelkenin kurup esmesin,
Mürüvvet dedim mürvetimi kesmesin,
Anmadığım erler bana küsmesin,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Bektaş Dedem Yücelerde dönüyor,
Havalanmış alçaklara iniyor,
Bu sineme bir od düşmüş yanıyor,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

İkizce Suyundan içenler kanar,
Çıktım Yar Ahmet'e kandiller yanar,
Kelce Dedem derler göçenler konar,
Karlık Baba peyik salmış ereler.

Terzi dedemizdir merhem buluruz,
Şıh Dura'da eğleniriz kalırız,
Kadirce'den biz de murat alırız,
Arlık Baba peyik salmış erlere.

Üryan Dedem donun üryan eylesin,
Gelsin Kemal Dede seyran eylesin,
Dert olana gelsin derman eylesin,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Kara Baba ile körpe kuzular,
Çıkmaz oldu yüreğimden sızılar,
Böyle imiş alnımızda yazılar,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Kara Cöğü Gonca gülün harmanı,
Ahmet Dede okur aşkın fermanı,
Pire Dede yetmiş Derdin dermanı,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Ahmet Dede gelsin bile gidelim,
Sarp Gazi'nin katarını yedelim,
İnip Haydar Baba'da semah edelim,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Beş Ağaç'a çıktım derdim halloldu,
Bektaş görünüyor bize gel oldu,
Bilmediğim dağlar bana yol oldu,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Nışangah'la Belen Dedem geride,
Bu sinemde yağ kalmaya eride,
Yumurtacı Meryem Anam nerede,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Gölcük Yaylam güzellerin sulağı,
Kalın Pınar yaylaların otağı,
Çok oynadım utamadım feleği,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Aryacık bir konaklıktır konalım,
Çoban Pınarın'dan içip kanalım,
Muhabbetin suyu ile yunalım,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Karlık'a varınca durdum selama,
Hep Aşıklar selam verdi aleme,
Doksan bin er sığdıramam kaleme,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Yine kırcılandı dağların başı,
Didemden akıttın kan ile yaşı,
Kendinden yüceye koymuş Keşişi,
Karlık Baba peyik salmış erlere ,

Muratlar verici ol gani Hüda,
İntizarlık kovar çeker mi ceza,
Ol Keşişin adı Ali Mürteza,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

Karlık tan görünüyor Söğütlü,
Hüseyin Babanın beli divitli,
Arap uşakları şahbaz yiğitli,
Karlık Baba peyik salmış erlere.


Döşenmiş gelmişler onca er kişi,
Ona inanmadı körün kimisi,
Orada eğlendi Nuh'un gemisi,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

KUL HİMMET ÜSTADIM gelsin naçarlar,
Bir Pazar kurmuşlar dükkan açarlar,
Erler cömert olmuş kardan geçerler,
Karlık Baba peyik salmış erlere.

*******************

GAFİL KALMA ŞAŞKIN
Gafil kalma şaşkın bir gün ölürsün
Dünya dolu malın olsa ne fayda
Ettiğin işlere pişman olursun
Pişmancalık ele geçmez ne fayda

Bir gün seni götürürler evinden
Hâk’kın kelâmını kesme dilinden
Kurtulmazsın Azrail'in elinden
Türlü türlü yolun olsa ne fayda

Söylersin de sen sözünden şaşmazsın
Helalini haramından seçmezsin
Kesilir kısmetin su da içmezsin
Akan çaylar senin olsa ne fayda

Sen söylersin söz içinde sözüm var
Çalarsın çırparsın oğlun kızın var
Hiç demezsin üç beş arşın bezim var
Bedestanlar senin olsa ne fayda

Kul Himmet Üstadım çöksem otursam
Türlü varlığımı ele götürsem
Dünya benim diye zapta geçirsem
Bütün dünya senin olsa ne fayda.

*****

ALTININ KADRİNİ SARRAFI BİLİR

Altının kadrini sarrafı bilir
Açılmaz dükkanlar Pazar mı ola
Salını salını sevdiğim gelir
İrakipler hile sezer mi ola

***

Seyreyledim yanağının alını
Ememedim leblerinin balını
Ayağına giymiş sırça nalını
Sevdiğim salınıp gezer mi ola

***

Yüce yüce yerlerine çıkınca
Ak ellere al kınalar yakınca
Sevdiğimin dal boyuna bakınca
Aşığın bağrını ezer mi ola

***

Yüce yüce yaylaları yaylasam
Her güzelin bir ismini söylesem
Yalvarıp yakarıp gönlüm eylesem
Göğsünün bendini çözer mi ola

***

Kul Himmet Üstadım kendi halinde
Bir güzel sevmişim halkın dilinde
Katipler oturmuş kalem elinde
Sevdiğim ismini yazar mı ola.