Köyümüzün Sorunları

KÖYÜMÜZÜN SORUNLARI :

Tüm Anadolu gibi yüzyıllardır sürmekte olan kapalı dünyası Atatürk ile birlikte değişen köylülerimiz, 1937'de tren yolunun da hizmete girmesiyle çalışıp para kazanmak amacıyla Ankara, İstanbul ve İzmir gibi şehirlere gitmeye başlamışlardır. Böylece dünyaya açılan Aydoğan köyü nüfusu son 50 yılda giderek azalmıştır. Bugün nüfusu yaz mevsiminde 150-200'ü geçen köyümüzde yaz ve kış sürekli yaşayan aile sayısı 6-7 civarındadır.
    Turgut Özal'ın başbakan olduğu yıllarda (1983-87 arası) elektrik ve telefon ile tanışan Aydoğan'da bugün her evde su ve elektrik bulunmaktadır. 30-40 yıl öncesine kadar büyük bir yoksulluk içinde çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan ve ana gayesi yiyeceğini topraktan çıkarmak olan köylümüz yılda bir kez Divriği'ye şeker, çay, gaz ve tuz gibi ihtiyaçlarını almak için gitmiş ve bunların bedelini de hayvanına yükleyerek götürdüğü buğday ile takas şeklinde ödemiştir. Birçok Anadolu köyünde olduğu gibi Aydoğan'da da bugün hayvancılık ve çiftçilik bitmiştir. Birkaç hane dışında tarla ile uğraşan kimse bulamazsınız. Eskiden dağlarda yayılan hayvan sürüleri de yok artık. Sadece bazı aileler günlük süt ve yoğurt ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla evlerinde inek beslemektedir. Aydoğan bugün, özellikle elektriğin geldiği yıllardan itibaren yazın emeklilerle dolup taşan, kışın ise birkaç ailenin barındığı bir köy durumundadır. Emekliler de köye ev yapmışlar ve toprak damdan teneke çatılı şekle dönen ev sayısı hızla artarken bu evler daha çok yazın tatil amacıyla kullanılmakta kışın ise kapısı kilitlenerek terk edilmektedir.

Şimdi gelelim köyümüzün sorunlarına. Köyümüzün sorunları 'Fiziki' ve 'Sosyal' sorunlar olarak iki ayrı kategoride nitelendirilebilir. Fiziki gereksinimler açısından arzu ettiğimiz;
- 12 ay açık, menfez ve köprüleri tamamlanmış asfalt yolu olan,
- elektriği, suyu, her evde telefonu, kanalizasyonu, bitişiğinde cenaze yıkama yeri ve tandırlığı ile toplantı yeri mevcut köy odası bulunan,
- köy içi yolu asfaltlanmış, su deposu ve sulama havuzu iyileştirilmiş, çeşmeleri yapılı, Atatürk Anıtı bakımlı, Kul Himmet Üstadım Anıtı yapılmış ve bakımlı,
- dağa giden yolu stabilize ve bakımlı hale getirilmiş,
- dağdaki sular toplanarak sulama suyu çoğaltılmış bir Aydoğan köyü arzu edilmektedir. Dolayısıyla köyümüzün 'Fiziki' anlamdaki sorunları bu sayılanların tamamlanmasından ibarettir.

Sosyal sorunlara gelince; Tanışma, dayanışma ve yardımlaşmanın yaygınlaştırılması için gönüllü olarak çaba gösterilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla aklı başında her Aydoğan'lının kızıp kenara çekilmek yerine inatla ve sabırla sosyal sorunlarımızın üzerine eğilmesi şarttır. Bu yapıldığı takdirde sosyal sorunlar olarak ortada durmakta olan;
- Belki de cevizin kabuğunu doldurmayan çeşitli sebepler için araları açık olanların barıştırılarak kaynaşma ve yardımlaşmayla birlik ve beraberliğin sağlanması,
- Derneğe ilginin artırılarak herkesin üye olma ve çalışmalara katılma konusunda ikna edilmesi,
- Dernek faaliyetlerinin İstanbul, Ankara, İzmir ve Köy'de cenaze hizmetlerini kapsamasının sağlanması,
- Derneğimiz önderliğinde her yıl aynı tarihte olmak üzere Köy'de 'Birlik ve Beraberlik Günü' veya 'Aydoğan Şenliği' adı altında toplantı düzenlenmesi,
- Ankara, İstanbul ve İzmir'de 2-3 yılda bir 'Dayanışma Gecesi' veya 'Piknik' düzenlenmesi,
- Hasta veya yardıma muhtaç olanlara yardım yapılması için Dernek yönetimince bu maksatla ayrı bir fon oluşturulması,
- Köyde özellikle yaz mevsiminde, günlük yaşamın düzenli olmasına yardımcı olunması amacıyla muhtarla birlikte çalışacak Dernekçe gönüllü bir heyet oluşturulması gibi tüm sorunların çözümlenmesi gerekmektedir.

Tüm bu sorunlar halledildiğinde; Bugün özellikle orada doğmuş ve büyümüş her Aydoğan'lının 3-5 yılda bir, hasret gidermek için, veya temiz hava ve su için gittiği köyümüz, orada doğup büyümemiş olan çocuklarımızın bile gitmek için can atacakları bir yer olacaktır.